10 Haziran 2009 Çarşamba






Fuar etkinliğinin açılışı ile ziyaretçilerimiz sergimize gelmeye başladılar.
60 tane çalışmamızın yer aldığı sergimiz sırasında umduğumuz gibi çok ilgi gördük.
Bazı ziyaretçiler bu sanatı bilerek gelse de çoğunluk böyle bir sanatın varlığından şimdi haberdar olduklarını söyleyerek açıklamalarımızı dinleyip sergiyi görmekten memnun olduklarını dile getirdiler.Bu sanatı öğrenmek için derneğe ne zaman kayıt yaptıracaklarını sordular.


İki masada canlı performans ve bilgi verme işlerini üstlenen arkadaşlarımızdan Adalet Ongun bilgi verirken

Aldığı bilgiyi uygulamak isteyenlere de fırsat verdik
>Melike Çolakoğlu kendini işe kaptırmış oyuyor

Görevli arkadaşlarımızın sanatı nasıl uyguladıklarını canlı performans şeklinde gösterirken kullandıkları araç gereç ve teknikler hakkında bilgi vermeleri memnuniyet uyandırdı.Bu sanatı daha önce duymadıklarını belirtip projeye katılma fırsatını kaçırdıklarına üzüldüklerini söyleyip benden ve dernek başkanımızdan devamını beklediklerini belirttiler.Biz de bu etkinliğin onlara başta da söylediğimiz gibi bir AB Projesi olduğunu,kaat'ı sanatına ilgi çekmek ,farkındalık yaratmak olduğunu anlattık. Bu konuda katılımcılarımıza teorik bilgiler verip,müze ve kütüphanelerdeki kıymetli kaatı eserleri incelettiğimizi söyledik.Sonra bu konuda benim gösterdiğim uygulamaların yanısıra bu alanda adı duyulmuş sanatçıları konuk edip onlardan bilgi ve teknikleri ile ilgili paylaşımlar alındığını ve sonrasında bu çalışmaların yapıldığını anlattık.
Bu konuyu bize açan Ulusal Ajans ve İzmirliler Derneğine şükran duyduğumuzu fakat projenin bittiğini söyledik.
Onlar ise ısrarla bizden önümüzdeki yıl kurs istediler.yerimizin yetersiz olduğunu söylediğimizdeyse bize ücretsiz yer tahsis edeceklerini söyleyenler ve adres bırakanlar oldu.Onlara bu konuda birşeyler yapmaya çalışacağım ıza dair söz verdik.
İzleyicilerin sergi izlenimlerini projemizde belirtmek üzere kamera ile kaydederken
Ege İlleri Fuarına katılan Uşak Belediyesi Kültür Müdürü Doğukan Bey bu sergiyi illerinde görmek istedi ve ekim ayından sonra Uşakta sergi açmamız için bizden kamera önünde söz aldı.



Meclis Başkanı Bülent Arınç tan sonra Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz ve eşi de sergimizi gezdiler.
Bergama Belediyesi halkla ilişkiler müdürü de döndüğünde yayımlamak üzere bu sanatla ilgili bilgi istedi.Kendisine konu ile ilgili topladığım makaleler ve basılı ropörtajları içeren bir cd hediye ettim.
Aydın Vali Muavini Muammer bey ve Adnan Menderes Üniversitesi mensupları da sergimiz ve sanatımızla ilgili bilgiler almaktan ve eserlerimizi görmekten mutluluk duyduklarını bildirip sergimizi illerinde görmek istediklerini söylediler.

Sergiyi bitirdik.Heyecanımız yorgunluğa dönüştü ama gördüğünüz gibi yorgun fakat gördüğümüz ilgiden mutlu,son eşyaları da toplayıp evlere yollandık.
Fuardaki sergiden enstanteneler


Ümran Altaylı ile "Leylak"adlı çalışmasının önünde

Perihan Çalı,Ümran Altaylı Zeynep Altaylı


katılımcılarımızdan Nilay Deniz,Nuran Ülker,ümran Altaylı ve ben

SErgimize küçükler de geldiler vee biz onlara bu sanatı tanıtmanın mutluluğunu kamerayla tesbit ettik.
a onblur="try {parent.deselectBloggerImageGracefully();} catch(e) {}" href="https://blogger.googleusercontent.com/img/b/R29vZ2xl/AVvXsEjxK1a-sJfcIsX3l2IlrbJcXLm3-f2_5pQu_ThTTfJw0rYBtU68Jokmd__Bk8A6f3aYrdRtN4VELvsvaVEPuY090UMJT_cAWkp2_Zd2moJ7XABtaEtW-zV05fBVY4364zR6hKqyizaCdrQ/s1600-h/PICT4887.JPG">
Annesini sergide yalnız bırakmayan Elif terlemiş,sahne gerisinde çamaşır değiştiriyor.
Bu poz kaçırılır mı?
5 Haziran Cuma
Ankara Vakıf Eserleri Müzesinde planladığımız sergimizi açtık.
açılışa İzmirliler Derneğinin folklorcuları Ege yöresinden oyunları ile bize neşe kattılar

Proje faaliyetlerimizin süresi kısa olduğu halde fuarda sergilediğimiz 60 adet çalışmamız dışında burada da 70 adet eser sergiledik.
Bu sanatın birden fazla icra tarzı ile yaptığımız çalışmalar burada da ilgi görmeye devam etti.
Arkadaşlarım Vahide ve Nevin öğretmenler beni yalnız bırakmadılar

Buradaki izleyicilerimizin sakin ortamda eserleri daha uzun sürelerde ve daha dikkatle incelemeleri bizi çok sevindirdi.




12 hazirana kadar süren sergimizde sergide görevli arkadaşlarımızın canlı performans göstererek uygulama yapmaları çok ilgi çekti.
İki sergi sırasında da çalışmalarını satmak isteyen arkadaşlarımızın bazı çalışmalarıyeni sahiplerine sergi sonunda verildi.
12 haziran cuma
Sergiyi topladık.Katılımcılarımıza çalışmalarını teslim ederken içlerinden seçtiğimiz 15 adet eseri İzmir Karşıyaka Belediyesi Hat ve Tezhip Kursu sergisine katılmak ve gelecek yıl başlatacakları "Kaat'ı Sanatı Kursuéna ön hazırlık ve örnek olarak sergilenmek üzere ambalajladık ve götürmekle görevlendirdiğimiz katılımcımız Melike Çolakoğluna teslim ettik.
Katılımcı arkadaşlarımızla vedalaştık.

8 Haziran 2009 Pazartesi

Sergimizi Meclis Başkanımız Sayın Bülen Arınç Ziyaret Etti

Sevgili internet dostlarım .Bildiğiniz gibi Ocak ayında başlattığımız KAAT'I SANATINI DUYDUNUZ MU? temalı projemizi bitirdik ve 2 sergi birden açtık.
Bu sanatın adını gündeme getirerek farkındalık oluşturmak yola çıktık.Çok şükür umduğumuzun çok üstünde ilgi gördük.
Meclis Başkanı Sayın Bülent Arınç da sergimizi ziyaret etti.Çok kısıtlı zamanından bir bölümünü bize ve sanatımıza ayırması bizi çok mutlu etti.Kendisine içten teşekkürler sunduk.
Bu vesile ile Fuar organizasyonunda çok önemli bir rol üstlenen bize de bu fuarda sergi açarak çok fazla kişiye sanatımızı tanıtma fırsatı veren İzmirliler Derneği Başkanı Sayın Zehra Zihnioğluna ve fuar komitesine de içten teşekkürlerimizi katılımcı arkadaşlarım ve şahsım olarak bir kere de buradan ifade ediyorum.




60 adet çalışmadan oluşan sergimizi fuarda görme fırsatını kaçırdığınız için üzüldüyseniz 5 Haziran 2009 itibariyle açtığımız ve 12 hazirana dek 2. sergimizde 70 adet çalışmamız halen sergileniyor.
Yer:Vakıf eserleri Müzesi.
Adres :ADRES:
Atatürk Bulvarı
No:23
Ulus/ANKARA

Tel:0312 31149 25

(Opera karşısındaki İller Bankası ve Vakıflar Genel Müdürlüğü Ek Hizmet Binası arasında)

2 Haziran 2009 Salı

SERGİLERİMİZİ AÇIYORUZ


"Kaat'ı Sanatını Duydunuz mu" adlı projemizi tamamladık.Yarın yani 3 Haziran 2009 Çarşamba günü saat 15.00 da sergimizi Ankara Atatürk Kültür Merkezi' ndeki EGE FUARI Etkinlikleri içersinde açıyoruz.
4 Haziran Perşembe günü de Ankara Vakıf Eserleri Müzesi Sergi Salonunda bir sergimiz daha başlıyor.
4 ay gibi kısa bir sürede böyle bir sanatı tanımak,teorisini ve pratiğini incelemek ve icra etmek gerçekten dile kolay.
Ama bu büyüleyici sanat kursiyer arkadaşlarımızı da etkisi altına almakta gecikmedi.
İzmirliler Derneği ve sevgili Başkan Zehra Zihnioğlu nun İz-derli gençleri çok iyi bir şekilde organize ederk yönlendirmesi ile umduğumuzun üstünde başarılı bir proje çıkardık.
Bu konuda davet ettiğimiz ustaların bizi ziyaretleri bilgi ve deneyimlerini paylaşmaları,yaptığımız gezilerde gördüğümüz geçmişten bu güne gelebilen müstesna eserler, ziyaretlerine gittiğimiz ve bize sevgi ve ilgilerini cömertce sunan Cerrahpaşa Nakışhanesi mensupları,sevgili Jale Yavuz ve Feyza Oyat hocalarımız ile Sayın Dürdane Ünver Hoca ufkumuzu genişletti.
Süleymaniye Kütüphanesinde bizimle ilgilenip görmek istediklerimizin de üzerinde örneklerle bizi buluşturan Gökhan Beyi de minnetle analım.
Sevgili katılımcı arkadaşlarımın şevk ve heyecanı bize dernek binasında ağırlayan her ihtiyacımızı karşılayan dernek üyeleri çok sevgili Emel ve Sevinç Hanımların ilgi ve desteği bizi bu güzel sonuca ulaştırdı.



Aynı anda iki sergiyi hazırlamak bizi hem sevindirdi hem de yordu.
Yorgunluğumuz Eserlerimizin iki sergiye bölüştürülmesinde dengeyi tutturmak yüzündendi.Çünkü o kadar güzel çalışmalar vardı ki hangisini nerede sergileyeceğimize karar verirken sıkıntı çektik.
Bir de katılımcı arkadaşlarımızın çoğunun aktif meslek yaşamları nedeniyle hafta içi zaman ayıramamaları yükün biz emeklilere ve şu an itibarıyla çalışmayan iki arkadaşımıza yüklenmesi idi.






Bu yüzden bütün katılımcı arkadaşlarıma ve Melike Çolakoğlu,Perihan Çalı ve minik kızı Elif,Yasemin Şare,Ümran Altaylı, ile mesai bitimi yardıma koşan Nilay Deniz,Ayperi Çakmak,dernek üyesi Keriman hanım ve Burçak Bolışık ,Adalet Ongun' un hem sergi hazırlıklarında hem de fuar içindeki standımıza Ege Mutfağından örnekler sunmak için yaptıkları çalışmalar nedeniyle özel olarak teşekkür ediyorum.





Bizden bu kadar....
Artık top sizde gelin,gezin,görün ve izlenimlerinizi beğeni veya eleştirilerinizi paylaşın.
BEKLİYORUZ

31 Mayıs 2009 Pazar

GERİBİLDİRİM


Ankara Vakıf sanatları Müzesindeki Mehmet Selim Divanı,İstanbul Süleymaniye Kütüphanesindeki eşsiz oymaları gördükten ;Sayın Meliha Altay'ın ve Sayın Gülbün Mesera'nın Kaatı konusundaki en kapsamlı kaynakları olan kitaplarını inceledikten ve tanıştığımız kaatı sanatçılarının icraatlarını izleyip eserlerini etüd ettikten sonra
edinimlerimizi tartıştık
Gördüğümüz eserler bize kaatı sanatının tek bir tarzda değil bir çok
tarzda icra edilen büyük ve derin bir sanat olduğunu bir kez daha
gösterdi.
Şöyle ki;
1-Tek renk bir kağıttan oyulan uygun bir desen ;içinden çıkan ve geride
kalan iki ayrı zemin ile kullanılarak erkek ve dişi diye adlandırılan
iki ayrı eser elde edilebilir.
2-Desene uygun renkte ayrı ayrı renklerde kağıtlardan oyulan ögelerle
desen oluşturularak yapılabilir.
3-Her iki teknik bir arada kullanılabilir.
4-Desenler düz olarak yapıştırılacağı gibi boyut verilerek de yapıştırılabilir.
5-Üst üste yapıştırılmış kağıtlardan(murakka)kesilen desen kullanılabilir.
6-Dişi kaatı desen kalıp olarak kullanılarak içindeki boşluklar fırça
ile darbelenerek içi doldurularak yapılabilir.
7-Harfler oyularak yapıştırılıp yazma eserler yapılabilir.
8-Birden fazla teknik birarada kullanılabilir.
9-Hat istifleri oyularak çevresi kaatı ile süslenerek kullanılabilir.
10-Kullanılan malzemenin deri,kağıt,düz renk veya renklendirilmiş
kağıt,ebru atılmış kağıtlar olduğunu nişasta şap ve su ile hazırlanan
bir yapıştırıcı kullanıldığı halde yüzyıllara dayanabildiklerini
gördük.Makas ,nevregen veya falçata türü kesiciler ile oyulduğu
gibi sonuçlara vardık.
Bu sonuçlarıgördüğümüz örnekler ışığında tesbit ettik.
Bir önemli tesbitimiz de izlediğimiz ve tanıştığımız sanatçıların (bir
kaç istisna dışında )kendi tarzları dışındakilere kuşku ile
yaklaşmaları ve genellikle de yanlış bulmalarıydı.
Örneğin kimi ebru ile yapılmasının uygun olmBir diğeri katkat ve deforme edilen çiçek formlarının uygun olmadığını söylüyordu fakat Mehmet Selim Divânîndaki çiçekler KİTAP içinde olduğu halde kabarık ve boyutluydu.

Sayın Meliha Altay'ın Ülker Yayınlarından olan kitabına itibar etmememizi söyleyenler de vardı ,aksini söyleyenler de...
oysa rahmetli Meliha Hoca rahmetli Süheyl Hoca ile beraber çalışmıştı.
İşte bu gibi çelişkili düşünce ,yorum ve görüşlerle karşılaştık.
Bu aradabu sanatın adının daha fazla duyulmasını isteyerek hazırladığımız bu projede sanata karşı suç işlediğimizi ve iyi etmediğimizi ima edenler oldu.Hatta o hanımın blogunda.....diyerek beni bizzat incittiler.
OYSA AMACIM(IZ);
dünyaya Osmanlıdan 17.yy.da dağılan ,rağbet gören ve şu an google daki bloglarda papiere cut,silhuetten paper gibi aramalarınızda bulabileceğiniz sitelerde yapıldığını göreceğiniz örnekler olan sanatın bizim ÖZ,ESKİ VE KENDİMİZİN olduğunu Türk insanına hatırlatmak ve farkındalık yaratmaktı.
Bunun için İzmirliler derneği Genç-izder ile beraber hazırladığımız projeyi sitemde ve dernek sitesinde de gördüğünüz biçimde incelemekti.Farkındalık yaratmak,ilgi çekmek,bizim olanı yabancı adlarla değil kendi adı olan ve yüzyıllardan beri yaşadığı KAAT'I adı ile tanıtmaktı.Bu gün bu sanatı icra etmeye devam eden sanatçılarla tanışıp onların tarz ve tekniklerini,geçmişteki ustaları ve örneklerini görmek incelemek ve uygulamaya çalışmaktı.
SÜRÇ-İ LİSAN ETTİKSE AFFOLA

Bu sanatı ic ra etmek için geleneksel sanatlar ve örneklerini daha
fazla incelememiz ve daha çok çalışmamız gerektiği konusunda görüş
birliğine vardık.
Çalışmalarımıza devam ederken bu görüşlerimizi dikkate alarak
uygulamalarımızı sürdürdük.
Bir sonraki yazımda sergi resimlerimizi göreceksiniz

YÜZYILLARAMEYDAN OKUYAN KAATILARI VE USTALARI GÖRMEYE GİDİYORUZ

21 Nisan 2009
Projemiz gereği doğru örnekleri ve uygulanışları görebilmek adına
planladığımız İstanbul gezisi için yola çıktık.

Gece yarısı yola çıktık , sabah erken saatlerde İstanbuldaydık.Sabah güne Ortaköyde güzel bir kahvaltıyla başladık

İlk durağımız Dürdane Ünver yönetimindeki Yıldız Sarayı Ferhan Ahırları idi.
Kursumuzun cumartesi günleri olmasına rağmen ziyaret edeceğimiz
Dürdane Ünver hocanın kursu çarşamba günleri olduğundan gezi
tarihimizi kendileri ile konuşarak çarşamba günü olacak şekilde
planlamıştık.
Şale Köşkündeki Ferhan Ahırları nakışhanesine giderek Dürdane Ünver
Hoca ve öğrencileri ile tanıştık.
Sergi hazırlığı için bütün eserlerini kaldırdıklarını ve
çalışmalarının yine aynı nedenle sergiye hazırlıklarına yönlendiğini
söylediklerinden örnekler göremeden ayrıldık.



Oradan Süleymaniye Kütüphanesindeki kaatı eserleri görmek üzere yola çıktık.
Kütüphanede bizi Gökhan Bey karşıladı




ve bizim için hazırladığı değerli
el yazmaları ve oyma kaatı kitapları,eserler arasındaki kaatı
sayfaları okuyucuya çıkarılmamalarına rağmen özel izinle gösterdi.
Kitapların içindeki eserleri gördükten sonra bu müstesna kütüphanedeki görülecek bölümleri gezdik.Kütüphane hakkında,el yazmalarının dijital olarak kaydedilip dünyanın her yerinden ulaşılabilecek hale getirilmesi hakkında bilgi aldık. Kültür Bakanlığı bünyesindeki bu hizmetten çok az bir ücret mukabili yararlanabileceğimizi öğrenerek mutlu olduk.










Kütüphane bünyesindeki geleneksel sanatlar kurs sergisini de
gezdik.Anı defterine teşekkürlerimizi yazdık.Oradan Gökhan Beyin yakın ilgisinden ve gördüğümüz kaatı eserlerden ötürü
mest olmuş vaziyette ayrıldık.
Onarımda olmasına rağmen Süleymaniye
Camiinin açık olan bölümlerini de gezerek oradan ayrıldık.







Sonraki hedefimiz Cerrahpaşa Hastanesi bünyesindeki eski adı "Süheyl
Ünver Nakışhanesi"
yeni adıCerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp tarihi ve Deontoloji Anabilim Dalı Geleneksel Süsleme Sanatları Nakışhanesiydi.


Orada nakışhane yöneticisi Jale Yavuz hanımın, Cerrahpaşa Tıp
Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof.dr.Nil
Sarı Hanım ve arkadaşlarının samimi ilgisi ile karşılandık.
Hafta içi atölye çalışmaları olmamasına rağmen orada olup bizi
karşıladılar.

Kaatı sanatçısı Feyza Oyat Hanım o gün bir atölye çalışması olduğu halde bırakıp ,eşiyle beraber taşıyabildikleri çalışmaları ile  birlikte gelip bize eserlerini gösterdi.


Getirdiği çalışmaları ve
örnekleri,sanatı icra ederken ki püf noktalarını bizlerle öyle büyük bir sevgi ve istekle paylaştı ki bu bizleri çok mutlu etti. Önceki nakışhanede bizi şaşırtan ilgisizlik ve hatta siz ne cür'etle  kaatı yapmaya kalkışıyorsunuz tavrı ile  gönlümüzde açılan yarayı sarmaladı.



Emekli   öğretmen  olan Feyza Hanım'ın bizle adeta ders
niteliğindeki sohbetinden çok yararlandık .Kendisinden gördüğümüz ilgi ve sevgi Kaat'ı sanatına olan ilgimizi tazeledi.
Bizi konuk eden Cerrahpaşa Nakışhanesinden hem gözlerimiz hemde
gönlümüz kaat'ı ile dolu teşekkür duyguları ve mutluluk içinde
ayrıldık.









Beyazıt Hat Sanatları Müzesindeki onarım bitmemiş olduğundan oradaki
kaatıları göremedik.

İstanbuldan ayrılarak Ankaraya geri dönerken;yol boyu kaatı sanatı ile
ilgili bilgilerimizi gördüklerimizin ışığında değerlendirerek
konuştuk.

YİNE KONUĞUMUZ VAR

18 Nisan 2009



Projemizin başlangıcından beri ilgi ve desteğini gördüğümüz deri ve
kağıt ile çalışan kaatı sanatçısı Sayın Muhittin Tamay davetimize iş
yoğunluğu nedeniyle gelemeyip yerine birlikte çalıştığı öğrencisi
Haluk Kürkçüoğlunu gönderdi.Haluk Bey bize eserlerinden örneklerle
geldi.Deri ve kağıt kullanarak kaat'ı yapımıyla ilgili uygulamaları
gösterdi.Çok ince ve zarif çalışmalarını inceledik.Tekniğini izleyip
üzerinde konuştuk.

30 Mayıs 2009 Cumartesi

SAYIN DR. NEJAT YENTÜRK KONUĞUMUZDU

2Mayıs 2009
İzmirli kaatı sanatçısı Dr Nejat Yentürk de davetimize uyarak
ziyaretimize geldi.Dünyada kağıt sanatlarını uygulayan sanatcılar ve
eserlerini içeren görsel sunumu esnasında dünyadaki örneklerle
geleneksel kaatı arasındaki farkları incelemek ve üzerinde tartışma
fırsatımız oldu.Daha sonra Nejat Yentürk de bize kendi
çalışmalarından örnekler gösterip tarzını uygulama ile gösterdi.
Aynı gün TRT2 Avrupa Vizyonu Gençlerin Avrupası programı için gelen
Trt ekibi bizimle ropörtaj yaptı.

9 Nisan 2009 Perşembe

Konuğumuz var

4 ve 5 nisan günleri konuğumuz vardı.İzmirden kaatı ustası sayın Nizam Kesikçiler bizi ziyaret etti.
Kendisini ,kaat'ı sanatı ile ilgili hazırladığı poverpoint sunum esnasında ilgi ve dikkatle izledik.




Ardından bize getirdiği eserlerini inceledik,eserleri ve tekniği ile ilgili anlattıklarını dinledik.




Divriği ulu camii ve şifahanesi kitabından çalıştığı kaatılar çok beğeni kazandı.

Nizam Beyefendi arkadaşlarımızın sorularını yanıtlandı.
Ertesi gün kendi tekniğini uygulayışını görmek ve bizim çalışmalarımızı göstermek üzere sözleştik.
Pazar günü saat 12.00da toplandığımızda Nizam Bey bize dün gördüklerimizden değişik çalışmalarınıgetirmişti.

Eserleri ilgi ve hayranlıkla izledik.
Sonra bize birgün önce anlattığı tarzını maket bıçağı kullanımında dikkat edilecek önemli hususları uygulama yaparak gösterdi.
Birlikte çalışmaya başladık.Arkadaşlarımın çalışmalarına bakarak değerlendirdi ve dikkat edeceğimiz noktalara işaret ederek örneklerle gösterdi.


Zaman çok çabuk geçti.Kendisini ,bizi ziyareti ve değerli paylaşımları için teşekkür ederek uğurladık.

kaatı öğrenmeye devam ediyoruz

28 mart
Bu gün ,dersimize arkadaşların tamamladığı çalışmalarını görüp üzerlerinde konuşarak başladık

Hem dişi tarz(vazoda)hem de erkek oyma (çiçekler) yapılmış .Güzel olmuş değil mi?


bir yanı gece bir yanı gündüz

elmaları pek ufak olsa da elma ağacı,
dişisi ve erkeği
veya negatif ve pozitifi,
bir kerede kesilmiş;iki ayrı zemine konunca iki kaatı oluşmuş.

Bu da başka bir kaatı tarzı örneği,
desene göre seçilmiş renkli ebrular makasla kesilerek ve hafifçe form verilerek yapıştırılmış.
Karanfil ve laleler katlı olarak çalışılmış

Baykuşlar siyah beyaz uyumuyla göz aldı.

Bu çalışmada da yine hem dişi oyma usulü(pencereler )erkek oyma (çiçekler )beraberler.

ebruları seçmede fikir paylaşımı yaptık
kimimiz atölye şartlarımızın el verdiği üzere grubuyla çalıştı

kimimiz de yalnız çalışma imkanından yararlandı..


q1


Zehra Hanımın dernekteki gençlerle tamamladığı demokrasi projesi sonunda gittikleri Polonyadan getirdikleri çikolataları yedik




grubumuzda iki öğrencisi ile birlikte kaat'ı öğrenen bir meslekdaşım var. Ayperi öğretmen
İşte burada dernek başkanı Zehra Hanımla beraberler

Kursumuzun bu günkü bölümünde onlar öğrendiklerini tasarım yarışması için hazırlayacakları projede uygulayacaklar.
Bu fikir beni,Zehra Hanımı ve diğer arkadaşlarımızı da heyecanlandırıp mutlu etti.



Araştırıp karar kıldıkları desen kağıt ile çalışılarak sonuç incelendi.
13
Kumaş kolalandı ,desen çizildi

Sonuç beğenilince kolalanıp adeta kağıt sertliğine ulaşan saten kumaş
kesilmeye başlandı.



Kurs saatlerimiz bittiği ve proje yarışmaya katılacağı içn merakımızın tatminini önümüzdeki haftalara saklayıp,Ayperi öğretmen ve öğrencilerine başarılar diledik.