31 Mayıs 2009 Pazar

YÜZYILLARAMEYDAN OKUYAN KAATILARI VE USTALARI GÖRMEYE GİDİYORUZ

21 Nisan 2009
Projemiz gereği doğru örnekleri ve uygulanışları görebilmek adına
planladığımız İstanbul gezisi için yola çıktık.

Gece yarısı yola çıktık , sabah erken saatlerde İstanbuldaydık.Sabah güne Ortaköyde güzel bir kahvaltıyla başladık

İlk durağımız Dürdane Ünver yönetimindeki Yıldız Sarayı Ferhan Ahırları idi.
Kursumuzun cumartesi günleri olmasına rağmen ziyaret edeceğimiz
Dürdane Ünver hocanın kursu çarşamba günleri olduğundan gezi
tarihimizi kendileri ile konuşarak çarşamba günü olacak şekilde
planlamıştık.
Şale Köşkündeki Ferhan Ahırları nakışhanesine giderek Dürdane Ünver
Hoca ve öğrencileri ile tanıştık.
Sergi hazırlığı için bütün eserlerini kaldırdıklarını ve
çalışmalarının yine aynı nedenle sergiye hazırlıklarına yönlendiğini
söylediklerinden örnekler göremeden ayrıldık.



Oradan Süleymaniye Kütüphanesindeki kaatı eserleri görmek üzere yola çıktık.
Kütüphanede bizi Gökhan Bey karşıladı




ve bizim için hazırladığı değerli
el yazmaları ve oyma kaatı kitapları,eserler arasındaki kaatı
sayfaları okuyucuya çıkarılmamalarına rağmen özel izinle gösterdi.
Kitapların içindeki eserleri gördükten sonra bu müstesna kütüphanedeki görülecek bölümleri gezdik.Kütüphane hakkında,el yazmalarının dijital olarak kaydedilip dünyanın her yerinden ulaşılabilecek hale getirilmesi hakkında bilgi aldık. Kültür Bakanlığı bünyesindeki bu hizmetten çok az bir ücret mukabili yararlanabileceğimizi öğrenerek mutlu olduk.










Kütüphane bünyesindeki geleneksel sanatlar kurs sergisini de
gezdik.Anı defterine teşekkürlerimizi yazdık.Oradan Gökhan Beyin yakın ilgisinden ve gördüğümüz kaatı eserlerden ötürü
mest olmuş vaziyette ayrıldık.
Onarımda olmasına rağmen Süleymaniye
Camiinin açık olan bölümlerini de gezerek oradan ayrıldık.







Sonraki hedefimiz Cerrahpaşa Hastanesi bünyesindeki eski adı "Süheyl
Ünver Nakışhanesi"
yeni adıCerrahpaşa Tıp Fakültesi Tıp tarihi ve Deontoloji Anabilim Dalı Geleneksel Süsleme Sanatları Nakışhanesiydi.


Orada nakışhane yöneticisi Jale Yavuz hanımın, Cerrahpaşa Tıp
Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı Başkanı Prof.dr.Nil
Sarı Hanım ve arkadaşlarının samimi ilgisi ile karşılandık.
Hafta içi atölye çalışmaları olmamasına rağmen orada olup bizi
karşıladılar.

Kaatı sanatçısı Feyza Oyat Hanım o gün bir atölye çalışması olduğu halde bırakıp ,eşiyle beraber taşıyabildikleri çalışmaları ile  birlikte gelip bize eserlerini gösterdi.


Getirdiği çalışmaları ve
örnekleri,sanatı icra ederken ki püf noktalarını bizlerle öyle büyük bir sevgi ve istekle paylaştı ki bu bizleri çok mutlu etti. Önceki nakışhanede bizi şaşırtan ilgisizlik ve hatta siz ne cür'etle  kaatı yapmaya kalkışıyorsunuz tavrı ile  gönlümüzde açılan yarayı sarmaladı.



Emekli   öğretmen  olan Feyza Hanım'ın bizle adeta ders
niteliğindeki sohbetinden çok yararlandık .Kendisinden gördüğümüz ilgi ve sevgi Kaat'ı sanatına olan ilgimizi tazeledi.
Bizi konuk eden Cerrahpaşa Nakışhanesinden hem gözlerimiz hemde
gönlümüz kaat'ı ile dolu teşekkür duyguları ve mutluluk içinde
ayrıldık.









Beyazıt Hat Sanatları Müzesindeki onarım bitmemiş olduğundan oradaki
kaatıları göremedik.

İstanbuldan ayrılarak Ankaraya geri dönerken;yol boyu kaatı sanatı ile
ilgili bilgilerimizi gördüklerimizin ışığında değerlendirerek
konuştuk.

YİNE KONUĞUMUZ VAR

18 Nisan 2009



Projemizin başlangıcından beri ilgi ve desteğini gördüğümüz deri ve
kağıt ile çalışan kaatı sanatçısı Sayın Muhittin Tamay davetimize iş
yoğunluğu nedeniyle gelemeyip yerine birlikte çalıştığı öğrencisi
Haluk Kürkçüoğlunu gönderdi.Haluk Bey bize eserlerinden örneklerle
geldi.Deri ve kağıt kullanarak kaat'ı yapımıyla ilgili uygulamaları
gösterdi.Çok ince ve zarif çalışmalarını inceledik.Tekniğini izleyip
üzerinde konuştuk.

30 Mayıs 2009 Cumartesi

SAYIN DR. NEJAT YENTÜRK KONUĞUMUZDU

2Mayıs 2009
İzmirli kaatı sanatçısı Dr Nejat Yentürk de davetimize uyarak
ziyaretimize geldi.Dünyada kağıt sanatlarını uygulayan sanatcılar ve
eserlerini içeren görsel sunumu esnasında dünyadaki örneklerle
geleneksel kaatı arasındaki farkları incelemek ve üzerinde tartışma
fırsatımız oldu.Daha sonra Nejat Yentürk de bize kendi
çalışmalarından örnekler gösterip tarzını uygulama ile gösterdi.
Aynı gün TRT2 Avrupa Vizyonu Gençlerin Avrupası programı için gelen
Trt ekibi bizimle ropörtaj yaptı.

9 Nisan 2009 Perşembe

Konuğumuz var

4 ve 5 nisan günleri konuğumuz vardı.İzmirden kaatı ustası sayın Nizam Kesikçiler bizi ziyaret etti.
Kendisini ,kaat'ı sanatı ile ilgili hazırladığı poverpoint sunum esnasında ilgi ve dikkatle izledik.




Ardından bize getirdiği eserlerini inceledik,eserleri ve tekniği ile ilgili anlattıklarını dinledik.




Divriği ulu camii ve şifahanesi kitabından çalıştığı kaatılar çok beğeni kazandı.

Nizam Beyefendi arkadaşlarımızın sorularını yanıtlandı.
Ertesi gün kendi tekniğini uygulayışını görmek ve bizim çalışmalarımızı göstermek üzere sözleştik.
Pazar günü saat 12.00da toplandığımızda Nizam Bey bize dün gördüklerimizden değişik çalışmalarınıgetirmişti.

Eserleri ilgi ve hayranlıkla izledik.
Sonra bize birgün önce anlattığı tarzını maket bıçağı kullanımında dikkat edilecek önemli hususları uygulama yaparak gösterdi.
Birlikte çalışmaya başladık.Arkadaşlarımın çalışmalarına bakarak değerlendirdi ve dikkat edeceğimiz noktalara işaret ederek örneklerle gösterdi.


Zaman çok çabuk geçti.Kendisini ,bizi ziyareti ve değerli paylaşımları için teşekkür ederek uğurladık.

kaatı öğrenmeye devam ediyoruz

28 mart
Bu gün ,dersimize arkadaşların tamamladığı çalışmalarını görüp üzerlerinde konuşarak başladık

Hem dişi tarz(vazoda)hem de erkek oyma (çiçekler) yapılmış .Güzel olmuş değil mi?


bir yanı gece bir yanı gündüz

elmaları pek ufak olsa da elma ağacı,
dişisi ve erkeği
veya negatif ve pozitifi,
bir kerede kesilmiş;iki ayrı zemine konunca iki kaatı oluşmuş.

Bu da başka bir kaatı tarzı örneği,
desene göre seçilmiş renkli ebrular makasla kesilerek ve hafifçe form verilerek yapıştırılmış.
Karanfil ve laleler katlı olarak çalışılmış

Baykuşlar siyah beyaz uyumuyla göz aldı.

Bu çalışmada da yine hem dişi oyma usulü(pencereler )erkek oyma (çiçekler )beraberler.

ebruları seçmede fikir paylaşımı yaptık
kimimiz atölye şartlarımızın el verdiği üzere grubuyla çalıştı

kimimiz de yalnız çalışma imkanından yararlandı..


q1


Zehra Hanımın dernekteki gençlerle tamamladığı demokrasi projesi sonunda gittikleri Polonyadan getirdikleri çikolataları yedik




grubumuzda iki öğrencisi ile birlikte kaat'ı öğrenen bir meslekdaşım var. Ayperi öğretmen
İşte burada dernek başkanı Zehra Hanımla beraberler

Kursumuzun bu günkü bölümünde onlar öğrendiklerini tasarım yarışması için hazırlayacakları projede uygulayacaklar.
Bu fikir beni,Zehra Hanımı ve diğer arkadaşlarımızı da heyecanlandırıp mutlu etti.



Araştırıp karar kıldıkları desen kağıt ile çalışılarak sonuç incelendi.
13
Kumaş kolalandı ,desen çizildi

Sonuç beğenilince kolalanıp adeta kağıt sertliğine ulaşan saten kumaş
kesilmeye başlandı.



Kurs saatlerimiz bittiği ve proje yarışmaya katılacağı içn merakımızın tatminini önümüzdeki haftalara saklayıp,Ayperi öğretmen ve öğrencilerine başarılar diledik.

8 Nisan 2009 Çarşamba

kaatı öğreniyoruz

21 Mart
Kursumuz başlayalı iki ay gibi bir süre olmasına rağmen oldukça hızlı yol aldık. Arkadaşlarımız öğrendikleri bilgileri uygulamaya devam ederken bu günün nevruz ;Türk töresinde neşe ile şenliklerle kutlanan yenigün olduğunu hatırlayarak neşe içinde çalıştılar

Bazı arkadaşlarımız değerli kaat'ı üstadlarından sayın Meliha Altay'ın desenini kendi yorumlarıyla uyguladı .

Kimileri böyle bir buketi hazırladı

Buketi hazırlayan arkadaşımızın isminin de Buket oluşu tesadüf müydü acaba?




Kimi yeni bir deseni eskiz kağıdına geçirirken kimi de kesme bıçağı ile oyduğu dişi kaat'ı eserini inceliyor .
Az ötede birkaç arkadaşımız önceki derslerde öğrendikleri usullerle doğal boyalarla boyadıkları kağıtları cam mühre ile mühreleyip parlatıyor.

Bu çalışmaya başlarken amacımız kaat'ı sanatına dikkat çekmekti.Diğer Geleneksel Türk Sanatları gibi özgün ve değerli bu sanatın çeşitli tarzlarda icra edildiğini biliyoruz.Bu nedenle de bu tarzların yapılışlarını önce kaynaktan (Türk Sanatında İnce Kağıt Oymacılığı) incelemiştik.


Klasik Türk Sanatları Vakfı tarafından Ankarada açılan sergideki kaatı eserleri gördük.Kitaptaki kaatı eserlerin resimlerini görüp Vakıflar müzesindeki Mehmet Selim Divanındaki erkek kaatı tarzı buket ve vazoları içeren harika 3 sayfaya hayranlıkla baktık.
Onların makas ve nevregen kullanılarak nasıl yapılabildiğini konuşmuştuk. Asırlar ötesinden aynı güzellikle gelen bu şaheserin kitap sayfasında olduğu halde katmerli ve hacimli oluşuna dikkat çekmiş kaatı sanatının düz ;bıçak oyması,üst üste yapıştırılarak katlı uygulama,böylesi kabarıkca, hacimli tarzda uygulama ,minyatür gibi perspektifsiz resimsel kaatıların olduğunu konuşmuştuk.



Kursiyer arkadaşlarımızın bir bölümü gazi Üniversitesi Mesleki Eğitim Fakültesi mensupları öğretim görevlileri,bir bölümü mühendis,mimar ,öğretmen ,lise ve ünv.öğrencisi olduğundan bu konuları inceleyip fikir yürütmek hiç zor olmadı.

Bu haftaki çalışma önceki haftalara göre daha bireysel geçse de bu konular ve geleneksel sanatlarıninsan ruhuna verdiği cila da konuşuldu.

herkes başladığı işi bitirmeye gayret ederken bir yandan da bundan sonra yapacağı çalışmayı çay ve pasta eşliğinde arkadaşı ile konuşarak seçmeye uğraşıyor.



Nevruz gününde kırlara çıkmadan ,çiçeği çimeni atölyemize ,doğayı masamıza getirerek bir kaatı dersimizi daha tamamladık